SENDİKA KURMAK VE SENDİKALI OLMAK

Categories: Genel

Sendika nedir?

Sendika; işçilerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik, sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla en az 7 işçinin bir araya gelerek bir iş kolunda faaliyette bulunmak için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluştur.

 

Sendika kim tarafından ve nasıl kurulur?

İşçi haklarının sağlanması ve iş barışının tesis edilmesi açısından büyük öneme sahip olan sendikalarla ilgili merak edilen hususlardan biri de bunların kim tarafından ve nasıl kurulacağıdır. Bu yazımda özetle kimlerin ve nasıl sendika kurabileceğini sizlerle paylaşacağız.

Kimler sendika kurabilir?

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa göre; sendika kurucusu olabilmek için iki temel şart aranmaktadır: Fiil ehliyetine sahip olma ve fiilen çalışıyor olma. Bu iki şarta sahip olup aynı zamanda zimmet, irtikap, hırsızlık, rüşvet, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, sahtecilik, hileli iflas, edimin ifasına fesat karıştırma, ihaleye fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından her hangi birinden mahkumiyeti bulunmayan gerçek veya tüzel kişiler (tüzel kişilerin temsilcisi gerçek kişiler) sendika kurucusu olabilir.

Sendika kaç kişi ile kurulur?

Bu konuda 6356 sayılı Kanunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda ilk akla gelen, en az bir kişi ile sendikanın kurulabileceği olsa da bu yanlış olacaktır. Kanunun 80inci maddesine göre kanunda hüküm bulunmayan hallerde 5253 sayılı Dernekler Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanacaktır. Dernekler Kanununun 2nci maddesine göre ise, derneğin en az yedi gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulması gerekmektedir. O halde sendika kurulması için de 7 kişiye ihtiyaç vardır.

Sendika kuruluş aşamaları

Bu aşamaları öncelikle ikiye bölmek isterim. İlk aşama, valiliğe verilecek olan dilekçe ve eki belgelerle başlayacaktır. Bunları sırasıyla açıklayalım;

Birinci aşama

Sendika kurucuları aşağıdaki üç evrakı, sendikanın merkezinin yer alacağı il valiliğine verirler.

  • Sendika kurulacağına dair dilekçe
  • Sendikanın kuruluş tüzüğü
  • Kurucuların, sendika kurucusu olma şartlarına sahip olduklarına dair yazılı beyanları

İkinci aşama

Tüzük ve kurucuların listesi Vali tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderir. Bakanlık; kuruluşun adına ve merkezine dair bilgileri ile tüzüğünü internet sitesinde ilan eder.

Sendika ne zaman tüzel kişilik kazanır?

Yukarıda belirtilen evrakların ilgili il valiliğine verilmesiyle birlikte sendika tüzel kişilik kazanmış olur. Alınması gereken ayrıca bir onay bulunmamaktadır. Sadece, valilik ya da bakanlık tarafından her hangi bir evrak eksikliği ya da mevzuata aykırı bir durum görülürse, eksikliklerin 1 ay içinde giderilmesi istenir. Giderilmezse, bu kurumlar mahkemeye başvurur ve mahkemece sendikanın faaliyetleri durdurulabileceği gibi aynı zamanda da kapatılabilir.

Sendika kurulması çok karmaşık bir süreç değildir. Önemli olan, sendika kurma şartlarına sahip 7 kişinin bir araya gelerek yukarıda belirtilen evrakları eksiksiz olarak ilgili il valiliğine vermesidir. Bu andan itibaren sendika tüzel kişilik kazanacak yani kurulmuş olacaktır.

Sendikanın faydaları neler?

Kısaca özetlemek gerekirse; sendikanın varlığının işyerindeki uygulamaların kanunlara uygunluğunu sağlamak, işçinin verimini artırmak, işçi ile işveren arasındaki bağlılığı artırmak gibi önemli faydalar vardır. Bunun yanında, siyasallaşan bir sendikacılık faaliyetinin işçiler arasında ayrışmalara neden olduğu, sendikacılığı sadece daha çok zam almaktan ibaret gören sendikacılar yüzünden işverenlerin aşırı maliyetlere katlanmak zorunda kaldığı da bir gerçektir. Bunlara rağmen, sendika kurmak ve sendikal faaliyetlerde bulunmak Anayasanın da güvence altına aldığı bir temel hak ve özgürlüktür.

-Ekonomik Yararlar: Sendikalar örgütlerle yaptıkları toplu pazarlıklar sonucunda üyelerine, bireysel olarak pazarlık yapan işçilere göre genellikle daha yüksek ücretler ve sosyal haklar sağlamaktadırlar. Özellikle genel ekonomik koşulların olumsuz olduğu durumlarda, çalışanları sendikaya üye olmaya iten en önemli neden ekonomik faktörler olmaktadır. Ekonomik ve sosyal bir güç olarak kabul edilen sendika, işçinin refahını arttırmak ya da en azından mevcut durumunu korumak için mücadele etmektedir. Sendikaların bu işlevi çalışanların sendikaya üye olma isteğini arttırmaktadır.

-İş güvencesi: Sendikalar, işverenle yaptıkları toplu iş sözleşmelerine çalışanların işten çıkarılma koşullarını zorlaştırıcı hükümler koyma yönünde mücadele vermektedirler. Sendikaların, yönetimin işe alma, terfi ve işten çıkarmadaki keyfi tutumunu sınırladığı düşüncesi çalışanlara bir güvence teşkil etmektedir. Bu nedenle, iş güvencesi çalışanların sendikaya üye olmalarında önemli rol oynamaktadır.

-Yönetimin Tutumuna Karşı Güvence: Sendikalı olma, çalışanlara yönetimle ilişkilerinde ek bir güvenlik ve destek sağlamaktadır. Sendikalar, işçileri yönetimin haksız ve keyfi tutumuna karşı koruyacak mekanizmaların kurulması için işverene baskı yapmaktadırlar. Örneğin, üçüncü tarafın arabuluculuğu ya da disiplin kurulları, çalışanlara işi hakkında duygularını özgürce ifade edebilme ve uygun görmediği tutumlar karşısında itiraz etme imkânı vermektedir.

-Sosyal İhtiyaçları Karşılama: Sendikalar işçilere yeni ilgi kaynaklarını, boş zamanlarını değerlendirme imkânı sağlarken, statü, tanınma ve bir gruba ait olma arzularını da tatmin etme olanağı yaratmaktadır. Sendika üyeliği sayesinde işçiler, daha iyi tanınmış olma ve benzer arzulara, ilgilere, sorunlara ve sıkıntılara sahip diğer kişilerle dostluk kurma fırsatı bulmaktadırlar.

-Sendikanın Sunduğu Hizmetlerden Yararlanma: İşçiler, sendikaların üyelerine direkt sağladığı bazı yararlar nedeniyle de üye olmak istemektedirler. Özellikle Avrupa ülkelerinde birçok sendika, üyeleri ve onların aileleri için kişisel yarar ve hizmetler sunabilmektedir. Örneğin tatil olanakları, klinikler, hukuki yardım, ev kiralama, kreşler, düşük faizle kredi temin etme, spor yapma olanakları gibi. Sendikaların sundukları yarar ve hizmetler, işçilerin sendikaya üye olmalarını özendirilmektedirler.

-Sendikaya Üye Olmayan işçi, toplu sözleşmeden yararlanabilir mi?

6356 Sendikalar ve Toplu iş sözleşmesi kanunun Toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkında 39. Maddenin 1. bendinde Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. 2. Bendinde Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır. 3. Bendinde Toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır. 4. Bendinde Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur.” denilmektedir.

 

İşçi, sendika üyeliği nedeniyle işten çıkarılabilir mi?

Böyle bir durum elbette yasal olarak mümkün değildir; ama çalışma hayatında bunun örneklerine rastlanmaktadır. Sendika üyeliği nedeniyle işten çıkarılan bir işçinin, normal şartlar altında işten çıkarılan bir işçiye göre fazladan hakları bulunmaktadır. Bunların başında da sendikal tazminat gelmektedir.

Sendikal tazminat

Sendikal tazminat; işçilerin işe girmelerinin, belirli bir sendikaya girmeleri ya da girmemeleri veya belirli bir sendikadaki üyeliğe devam etmeleri veya üyelikten ayrılmaları şartına bağlı tutulması durumunda gündeme gelmektedir. Ayrıca işverenin, sendika üyesi işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler ya da farklı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma koşulları veya işten çıkarma bakımından her hangi bir  ayrım yapılmamalıdır.

Buna göre işçinin iş akdinin sendikal nedenlerle feshedildiğinin tespiti durumunda işçinin en az 1 yıllık ücreti tutarında sendikal tazminata hükmedilebilmektedir. İşçinin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi diğer hakları da ayrıca saklıdır.

SONUÇ

Sendikaya üye olduğu ya da sendikal faaliyette bulunduğu için işten çıkarılan bir işçi, iş mahkemesine dava açtığında sendikal tazminat da talep etmelidir. İşçinin en az 1 yıllık ücreti tutarında belirlenen bu tazminat, miktar olarak önemli rakamlara tekabül edecektir. Bu işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacakları ve diğer hakları da ayrıca saklı olup işçi bunları da talep edebilecektir.

 

Bir işyerinde yürütülmekte olan asıl işe yardımcı işlerin de, asıl işin girdiği işkolundan sayılacağı unutulmamalıdır.

Aşağıda yer alan ve güncel olan işkolları listesini inceleyebilir ve dilerseniz indirebilirsiniz.

İşkolları listesini indir.

 

 

Kaynak: Mustafa Baysal -iscidunyasi.com

Author: Haber Merkezi

Konu hakkında ki düşüncelerinizi yazın!