ÖZELLEŞTİRME MAĞDURU TÜRK TELEKOMCULARIN SORUNLARI

Categories: Genel,Sabit Telekom

14.11.2005 tarihinde Türk Telekom’un hisselerinin %55’inin Oger Telecom’a devri ile Türk Telekom’un özelleştirilmesi, arkasında çok sayıda soru işareti bırakan, hem devlette çalışmayı tercih edenleri hem de şirkette kalan çalışanları mağdur eden özelleştirme olarak tarihteki yerini aldı.

Bilindiği gibi, özelleştirmeler içinde en çok tartışılan ve kamu vicdanını yaralayan özelleştirmelerden birisi Türk Telekom’un satışıdır. Devlet kuruluşlarının özelleştirilmesinin önemli bir simgesi haline gelen Türk Telekom’un işletme hakkının, 2005 yılında 21 yıllık süreyle, %55 hissesinin 6.55 Milyar ABD Doları karşılığında Oger isimli yabancı bir şirkete şaibeli bir şekilde satılması ülkemizin iletişim sektöründe birçok sorunla karşı karşıya kalmasının başlangıcı olmuştur.

Bir sendikanın ifadesi ile “Türkiye’nin yatak odası” olarak tanımlanabilecek olan böylesine stratejik bir kurumun, yabancı bir Telekom şirketine satılması son derece yanlış olmuştur. Yaklaşık 1.9 milyon abonesiyle dünyanın 13’üncü büyük Telekom kuruluşu olan Türk Telekom’un sadece yıllık faaliyet kârı 1.5-2.0 Milyar ABD Doları arasında gerçekleşmektedir.

Özelleştirmenin ilk defa gündeme geldiği 1995 yılından bu yana, Türk Telekom personeli sürekli stres içerisinde yaşamak zorunda bırakılmıştır. Özelleştikten sonra Türk Telekom’da kalarak çalışmaya karar verenler mutlu olmadığı gibi, başka kurum ve kuruluşlara geçenler de mutlu olamamışlardır.

Özelleştirilen kurumlarda, çalışanların uzmanlık sahalarıyla ilgisi olmayan konularda istihdam edilmeleri (Örneğin; Türkiye’nin en iyi elektronik mühendislerine ampul stoklarının takip ettirilmesi, araç takip kartlarının tutturulması, doktorasını yapmış personelin arşiv memuru olarak görevlendirilmesi, Türkiye’nin en vasıflı insan kaynakları uzmanlarına memurların kart basıp basmadığının kontrol ettirilmesi, Muhasebe biriminde üst düzey yönetici olarak görev yapmış kişilere yemekhane fişi sattırılması, çok önemli pazarlama projelerinde görev almış kişilerin fotokopi memuru olarak . görevlendirilmesi) veya başka kurumlara gönderilen personelin büyük çoğunluğuna hiç iş verilmeyerek bankamatik memuru olmalarına göz yumulması, hatta teşvik edilmesi, bilginin, tecrübenin, yeteneğin, birikimin yok sayılması anlamına gelmektedir. Bu tur uygulamalar beyin gücü israfından da öte, bilgiye, eğitime ve yeteneğe saygısızlıkla eşdeğerdir.

Not: Bu yazı memurunyeri adlı web sitesindeki 2012 yılına ait bir yazıdan alıntı yapılarak yayınlanmıştır. Türk Telekom bünyesinde taşeron ve kadrolu çalışanlarda sorunların halen devam ettiği söylenmekte olduğu için bu yazıyı yayınlama kararı aldık.

 

 

 

 

Konu hakkında detaylı bilgi için: http://www.telekomculardernegi.org.tr/haber-2826-turk-telekomun-ozellestirilmesi-ve-gercekler.html

Author: Haber Merkezi

Konu hakkında ki düşüncelerinizi yazın!